harika bir yaz yağmuruyla uyandım bu sabah hislerini anlatamıyorum uzaktan izlemekle yetindim bir kaç adımda kendimi içinde bulabilecekken kalmayı uzanmayı seçtim. bu aralar sabahları çok tembelim en fazla bir randevuma yetişebiliyorum. onlarda keyifli ama iç dünyamdan uzaklaşıp fiziksel alanda kendimi yormak evet iyi geldi. bu sefer kendimi özledim sanki insanlara, kendimize özlememiz sadece bir dokunuş değil sesinin dokunması, hayatına dokunması kendini varlığının ötesinde var etmesi. Martı seslerinin evi hatırlatması bu aralar yavruları ve hiç durulmuyorlar. Karşı çatıda onları izlemek çok keyifli ve tuhaf seslerini konuşmalarını da dinlemek demek. bazen bir şeye odaklansam ne olabilir diye düşünüyorum bir alanda okumak her gün aynı şeyi yapmak düşüncesi kulaklarımı tırmalıyor. ama bir alanda derinleşmenin değil bu hoş ve tutkulu bir şey. belki tutku hissetmek istiyorum birine bir şeye bu aşırılık tabi hayatında başka bir şey olmaması demek değil. hayat akışına onu entegre etmek( bu aralar çok popüler kelime( 2023 göçmen jargonu:) tarihe not). aslında yapmaya çalıştığım v e keyif duyduğum yöntem holistik çalışmalar her şeyin farklı yollardan bütünsel ilerlediği bir düzen. bunu hayatıma nasıl entegre ederim:) ya da fark ederim? yazmak gerçekten kafaya toplamaya yarayan somut bir varlık nesnesi.
tamda bu satırdan bir önceki cümleyi okurken (taslakta duran bir metindi). yazmayı nasıl tanımlamışım diye güldüm kendi kendime. okumalarda bir alanda düzen istiyorum ama henüz oturtamadım. acaba onun bizim üstümüzde nasıl bir etkisi var? yani benim onun yorumlamam nasıl olurdu. okumak, yeryüzündeki akla en uygun şey. bla bla. şöyle çok temel bir şeye okkalı bir tanımlama, genelleme nasıl olurdu 😀 hey bu yazıyı okuyan beni takip eden diğer yazarlar, çok platformda değilim şu sıra, yazılarınız mail geliyor ve okumak çok hoşuma gidiyoo özellikle çocuk kalpli amerika’da yaşayan ve sayfasını günlük tarzı deneme olarak kullanan şu yazar hayatındaki olumsuzlukları kaleme alman ve savaşın ilham verici ilk gördüğüm o olmuştu devamlarını incelerim ve niviskar (dördüncü harfi yanlış yazdım farkındayım klavyede bulamadım) kalemini çok derin ve danslı geldi bana sanki hareket ediyor dalgalanıyor yazılar 🙂 bende oturup etrafı izleyen ve yorum yapan biriyim sanırım. çoğu zamanda kendi içimi.
Yorum bırakın